Ben aşkımı yana yana söyleyemedim Yüreğimden yüreğine dinletemedim Kara sevda gizlenir mi söyle sevdiğim Paylaşamazsam seninle çürür bedenim Paylaşamazsam seninle çürür bedenim
Benim canım sevgilim İyiki varsın Allahım benden alsın, ömrüne katsın Bu garip canımdan daha da cansın Bende sonradan değil doğuştan varsın
Benim canım sevgilim İyiki varsın Allahım benden alsın, ömrüne katsın Bu garip canımdan daha da cansın Bende sonradan değil doğuştan varsın
Ben aşkımı yana yana söyleyemedim Yüreğimden yüreğine dinletemedim Kara sevda gizlenir mi söyle sevdiğim Paylaşamazsam seninle çürür bedenim Paylaşamazsam seninle çürür bedenim
Benim canım sevgilim İyiki varsın Allahım benden alsın, ömrüne katsın Bu garip canımdan daha da cansın Bende sonradan değil doğuştan varsın
Benim canım sevgilim İyiki varsın Allahım benden alsın, ömrüne katsın Bu garip canımdan daha da cansın Bende sonradan değil doğuştan varsın
Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok. Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum... Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum... Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda...
Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine... Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor... Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum... Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum... Bende olan seni, hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum...
İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum! Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı... Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında... Isınabilmek için onlara sarılıyorum... Anlamsız ve cevapsız sorular hıhzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum... Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı... Belki de görmeyi istemek gerekiyordu... Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma... Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş itiraf etti sonunda... Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil... Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi, dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de hiç niyetin yoktu aslında... Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum...
Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor... Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana... Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde, gecede, uykumda... Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi... Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda degilsin ki? Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana... Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım... Ayak uyduramadım yorgunluğuna... Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım...
Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın; dokunuşlarında kendini bulan... Ama! En çok da imkânsızın oldum... Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum... İnanamadığın, Yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum... Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum... Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum... Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum... Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim... Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?
Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk... Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini, öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum... Seni halen benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum... Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi... Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak...
Söylesene unutulmak kime yakışıyor? Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor ...
Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor... Görüyorsun işte, aşk'a ve sana ihanet etmiyorum. benim kırgınlığım aşk'a... Sen üstüne alındın...
simdi yalnızım o yok gidiyor artık tek basıma kaldım sevgisiz ve onsuz kalmaya mahkumum hani hep derdik ya ben sensiz yasayamm diye bak sevgilim artık bırbırımızsz yasıyoruz....
Biliyorum dedim, baktım, baktınız Zaman hiç geçmez mi Sordum, sorguladınız Camlara yapışmış çiçek ölüleri Yüzleriniz Sokaklar boydanboya Adresimi sildiniz
Beklemek böyle bir şey Islıkla bir korkuyu geri çevirmek Ucu keskin bıçakla Bir bulutu kesmek Duman gibiydi, kadın gibiydi bulut Gölün üstüne dağıldı Yarasında koyu bir gece Ağdı suya Üstüne fotoğraflar çektiniz Unutulmus kadınlarin dalgın ve agırdır Anıları Sevmeyi bilseydiniz
Define avcısıydım Bundan önceleri Haritasız dedektörsüz Pusulam yosun tutmus Ağaç gövdesi..
Gizli dehlizlerden geçmek kolay Toprak kökleri Bir geyik çalımıyla biçmişim Kendim soymuşum gizlerini En büyük aşk orda gömülü Toprağı elemişim Bedelini ödeyemezsiniz Üste bir ömür sürdüm Ödüllü bir yalnızlık benimkisi
Var varanın Git gidenin Bir rüyayi getirenin Nereye kadardır becerisi Aralıktan rüzgar giriyor Ya tam açın Ya kapatın artık pencerenizi
güzde döküldü alnımın teri toprağa,
dalından ayrılınca yaprak
yaprağın
değmedi gözü bahara
şimdi terkisin de firkat var ömrün
son vedayı ederken,
güz devrildi başımın ucuna
sevkiyat vardır bilirim ötelere
diken gibi ayak uçlarımdaki gölgen
benden önceydi senin hep gidişlerin
yetişmek için ardından
çıban döktü ellerim
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni
ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın,İnanki birtanem hergün yağmur yağardı ....
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Bir gül olmak isterdim ! Neden mi ? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için....
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Hep bir yıldız olmanı bekledim... Gün gelir kayıp bana ulaşırsın diye, Sonra vazgeçtim, Yıldız olursan ben ulaşamam diye...
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
ALLAHIN SEVGİLİSİ
Düşünüyorum:O'ndan evvel zaman var mıydı?
Hakikatle,boşluğa bakan aynalar mıydı?
VASİYET
Son gün olmasın dostum,çelengim,top arabam;
Alıp beni götürsün,tam dört inanmış adam...
ESFEL-İ SAFİLİN
Bir bak,zaman ve mekan,nasıl kuşatılmışız;
Belli ki,en tepeden en dibe atılmışız...
ALLAH DOSTU
Allah dostunu gördüm,bundan altı yıl evvel;
Bir akşamdı ki,zaman,donacak kadar güzel.
ANLAMAK
Anlamak yok çocuğum,anlar gibi olmak var;
Akıl için son tavır,saçlarını yolmak var...
KARA TAHTA
Dünyayı yererken de yine onunla ilgim;
Nefse el süremiyor kara tahtada silgim...